Başarı Hikayeleri

25 Kas

SEZAYİR KARAÇALI

(0 oy)

Adım: Sezayir KARAÇALI. 1971 Siverek – Ş.Urfa Doğumluyum.  İlkokul eğitimimi 1980 Yılında Tarsus Kerime Özkul ilkokulunda, orta öğrenimimi 1984 yılında Siverek Ortaokulunda, Lise eğitimimi 1987 yılında Siverek endüstri Meslek Lisesinde tamamladım.  Çukurova üniversitesi İskenderun Meslek Yüksek Okulu Makine Teknikerliğinden 1992 Yılında mezun oldum.  Akabinde İskenderun Demir Çelik Fabrikalarının çeşitli kademelerinde Stajyer olarak görev aldım. Stajım bittikten sonra Gübretaş Fabrikalarında Makine Teknikeri Olarak 2 Yıl stajyerlik yaptım. 1995 – 1997 Yılları arasında Askerlik hizmetimi tamamladım. Aktif iş hayatıma askerden geldikten sonra 1997 Yılında 30 metrekarelik bir dükkânda Ziraat Aletleri Ve Makineleri Tamir Bakım - Alım Satımı olarak başladım. 1998 Yılında Karaçalı Tarım makineleri Sanayi Limited Şirketini kardeşlerim ile birlikte kurdum. Geçen 10 Yıl içerisinde yıllık cirosu yaklaşık 4 – 4,5 Milyon dolara ulaşmış bulunmaktayız. Türkiye’nin gururu Tümosan Traktörleri Siverek _ Hilvan Ana Bayiliği olmak üzere Yurt çapında üretim yapan Ülkemizin önde gelen 15 güzide firmasının Siverek merkezli olmak üzere Güneydoğu Anadolu Ana bayiliği görevimizi başarıyla yürütmekteyiz. Bunun yanı sıra 1998 Yılında başladığımız Kültivatör, Kazayağı, Lister, Gübreli/Gübresiz Ara çapa makinesi üretimimiz ile öncelikle bölgemizde ve yakın bölgelerde hem kalite hem yenilik hem de satış sonrası hizmet anlamında birinci sırada olmanın gururunu yaşamaktayız.

            Hizmet Verdiğimiz Sektör: Siverek Merkez olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesinin tamamına hem ürettiğimiz hem de bayiliğini yapmakta olduğumuz firmaların desteğiyle Tarımsal Mekanizasyon, Sulama Teknolojileri, Gübre, Gübreleme makinaları, Hayvancılık donanımı ve mekanizasyonu anlamında hizmet vermekteyiz.

            Sektörümüzün Avantajı: Ülkemizin gerçek anlamda bir Tarım Ülkesi olması ve bu tarımın büyük bir yüzdesinin bölgemizde gerçekleşmesi nedeniyle hiç ölmeyen sürekli gelişme gösteren, gelişmeye açık bir sektör olması avantajımızdır. Dezavantajımız ise; Mevsimlik ürünlere göre işlem hacmimizin artması azalması, Geleneksel tarım Yöntemlerinden daha modern Avrupai Tarımsal mekanizasyona tam anlamıyla geçilememesi ve bölgemizin siyasi konjonktürel   durumunu dezavantajlarımız arasında sıralayabiliriz.

            Sektöre ilk girdiğimizde kardeşlerimle birlikte çok büyük ve organize bir güç oluşturduğumuzdan ki şu anda halen o güce sahibiz. Çok büyük bir endişe ve korkumuz yoktu. Hatta güçlü ve radikal kararlar aldık. Risk aldık ve üstesinden gelmeyi başararak bugünlere geldik.

            Bugünlere gelene kadar vaz geçmediğimiz ilk prensibimiz “MÜŞTERİ HER ZAMAN HAKLIDIR “ kavramına bütünüyle sadık kalmamızdır. Müşterilerimizin sorunlarını kendi sorunlarımızdan daha önde tutarak 7 gün 24 saat kaliteli hizmet anlayışımızla bugünkü müşteri portföyümüze sahip olduk. Bugün eğer Siverek Merkez olmak üzere Güney Doğu Bölgesi bazında 10.000 Adet Müşteri portföyüne sahip isek bu durumu vazgeçmediğimiz prensiplerimiz ve hizmet anlayışımızın bir sonucu olarak açıklayabiliriz.

            Çalışma Hayatımda Olmazsa olmazlarım öncelikle her platformda barışçıl, müzakereci, pozitif yönde düşünmeye ve anlamaya çalışmam olarak özetlenebilir. Her sorunun pozitivist konuşma / müzakere sürecinde çözüme kavuşacağına inanan ve her seferinde bunu başarıyla uygulayan bir iş adamı olarak birincil vazgeçememezliğim budur diyebilirim.

            İş Ahlakımı 3 kelimeyle anlatacak olursam;

1) Pozitivist

2) İnnovatif

3) Radikal 

Olarak söyleyebilirim. Radikal kararlar almaktan korkmam. Neticede En Kötü Karar bile Kararsızlıktan daha iyidir anlayışını her zaman benimsemişimdir. Kabul edilebilir risklere girmekten asla çekinmem.

            İş hayatı dediğiniz süreç; zaten karşınıza çıkan zorlukların pozitif yönde başarıyla çözümünden ibarettir. Zorluk çıkar diye korkarak bir işe girerseniz çıkan zorlukla başa çıkamaz yıkılırsınız. Zorlu çıkacak elbet ama ben hallederim bir şekilde diye işe başlarsanız. O zorluklar sizin karşınızda zaten diz çökecektir.

            Küreselleşen Dünya ile birlikte elbette ki bizlerde önlemler almaktayız. Bu yüzden fabrikamızın makine parkurunu son derece modern cihazlar ile destekledik. Gerek aile üyelerimizin eğitimli olmasını gerekse dışardan profesyonel yardım almayı sürdürdük. Bugün itibarı ile fabrikamız bünyesinde Türkiye’de üretilen bütün Tarım Makine ve Aletlerini Yeni teknolojiler de ekleyerek yapabilecek durumdayız.

            Elbette ki firmamızda üretim yapmak için faaliyet gösteren teknolojik ve riskli makinelerimiz mevcuttur. Bir önceki madde de değindiğim üzere Hem aile içinden hem dışardan bu teknolojilerin kullanılması esnasında riski sıfıra indirebilmek için gerekli eğitim ve bilişim hizmetlerini gerekli sertifikasyonları ilgili belgeleri sürekli almakta / aldırtmakta ve kontrollerini yapmaktayız.

             Çalışma hayatımda zaten her an öncelikle kaliteyi hedefledim. Bir Yahudi tüccarın “ Kalitesiz Mal Alacak Kadar Zengin Değilim “ sözü kulağıma her zaman küpe olmuştur. Bu nedenle şu anda bayiliğini yapmakta olduğum firmalar Ülkemizin kendi alanında en kaliteli ve tercih edilen ürünleri üreten firmalar olup kendi üretimlerimizde sürekli İnnovatif çalışmaları devam ettirmekteyiz. Her yıl değil bazen 6 ayda bir bile ürettiğimiz ürünler üzerinde kaliteyi arttırmayı hedeflediğimiz innovasyonları uygulamaktayız.         

            İçinde bulunduğum iş hayatındaki en büyük kazanımım hayatı basit algılayıp çok büyük, imkânsız denen sorunları dahi basite indirgeyip çözümleme yeteneğini kazanmış olmamdır. Shakespeare ‘in dediği gibi “ THE LIFE IS SIMPLE” Hayat basittir sözü beni çok etkilemiş ve hayatımı bu yönde reorganize etmem beni diğer iş adamlarına göre farklı kılmıştır. 

            İşletmemizin bunca yıl hayatta kalması ve geleceğe daha güçlü, güvenle bakması öncelikle kardeşlerim ile sırt sırta vererek tam bir uyum içerisinde gece gündüz demeden çalışmamıza borçluyum. Benim de bir orkestra şefi olarak onları doğru tınıları çalmaya zorlamam, doğru melodileri bir ahenk içinde icra etmemizi sağlamış olmam bizi bugünlere getirmiştir. Öncelikli prensibimiz olan MÜŞTERİ HER ZAMAN HAKLIDIR anlayışının benimle birlikte bütün kardeşlerim üzerinde aynı etkiyi yaratmasını sağlamam ve bu prensibimize harfiyen bağlı kalmamız bizi bu günlere taşıdığı gibi geleceğe de güçlü ve güvenle girmemizi sağlamaktadır.

            Bu sektöre yeni girecekler için şunları söyleyebilirim.

  1. Önce Kaliteyi ve Kaliteli hizmet vermeyi prensip edinsinler.
  2. Pozitif olsunlar. Olayları ve Süreçleri pozitif yönde algılamayı öğrensinler ve uygulasınlar. Negatif yaklaşımın hiçbir platformda artı değer katmadığını tam olarak algılasınlar.
  3. Karar almaktan, Radikal olmaktan korkmasınlar. En kötü karar dahi kararsızlıktan iyidir demiştim. Bu anlayış ile Yenilikçi, cesur adımlar atmaktan korkmasınlar.
  4. Sürekli bir devinim içerisinde işlerini geliştirirken kendilerini işlerinin bir adım önünde tutarak geliştirmeye çalışsınlar. Bir patron önce kendi duvarlarını aşmalıdır ki arkasından gelen ekip o duvarı kolaylıkla aşabilsin. Kendisini geliştirmeyen iş hayatında yok olmaya mahkumdur.

            Her zaman açık sözlü olsunlar. Kolay yoldan bir anda zengin olup paraya kavuşmak yerine, sindire sindire, hatta bazen kaybederek gelişip büyüsünler. Pozitif olsunlar. Karar alan ve kararının arkasında duran insanlardan olsunlar. Kendilerini sürekli yenilesinler. Her gün yeniden doğarak kalksınlar yataklarından ve bir Şimdendifer gücüyle başlasınlar o güne. Her gün yeni bir şeyler katsınlar kendilerine ve çevrelerine. Peygamber efendimiz ( S.A.V) dediği üzere “İki günü aynı olan Ziyandadır.” hadisini asla unutmasınlar. Helal ekmek yemekten asla vazgeçmesinler. Niyeti doğru olanın Ciheti de her zaman doğrudur ve Rabbim her zaman niyeti ve ciheti doğru olanın yanındadır.

Saygılarımızla,

             

           

             

BU HABER 1155 DEFA OKUNDU.